Hava Durumu
Bugün -7° / 6°
haberdosya'yı takip edin

Hiç inanmadın Durmuş Bey!


Bu makale 2015-02-15 09:57:32 eklenmiştir.
Berat Erkök

Kamuda çalışan isimlerin istifası ile bir anda gündemin tek maddesi Haziran 2015'teki seçimler oldu. Art arda gelen istifalar bürokraside olduğu kadar toplumda da hareketlenmelere sebep verdi. Süreç boyunca yüzlerce kişinin adı geçti aday adaylığı için. Tahmin edildiği üzere istifasını verip aday adaylığını açıklayan isimler olurken, beklenmedik gelişmeler de yaşandı. 

Hiç şüphesiz medyada ve toplumda en çok yankı uyandıran istifa kararı Hakan Fidan'dan geldi. 2010 yılında oturduğu Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı koltuğundan, milletvekilliği için istifa eden Fidan'ın kararı üzerine çeşitli kesimlerden çok sayıda görüş geldi. En dikkat çekici açıklama ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Hakan Fidan'ın istifasını olumlu bulmuyorum" sözleri oldu. Erdoğan, Davutoğlu ve Fidan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanlar umutlansa da "maalesef" yine sonuç istedikleri gibi olmadı. Son günlerin "fenomen" deyimi "Bu ülkede fidanlar bitmez." diyerek sözlerimi Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz'a getirmek istiyorum.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz konusundaki hassasiyetini artık bilmeyen kalmadı. Cesurca "Faiz konusunda başarısız oldum." İtirafını da yapan Erdoğan, o mücadeleci lider ruhu ile halen faiz lobisine karşı savaş veriyor. Vatandaşın cebinden çıkan paraların oluk oluk dışarı akmasına engel olmak için her fırsatta Merkez Bankası'na "Faizleri indirin!" çağrısı yapan Erdoğan'ın bu talebi şimdiye dek Merkez'den karşılık bulmadı. Tüm bunlar yaşanırken Merkez Bankası'nın eski başkanı Durmuş Yılmaz sahneye çıkarak tartışmaya yeni bir boyut kattı. Zaten yeterince gergin olan bu konuya bir kova benzin döken Yılmaz "Düşük faiz ile büyüme arasında bir bağ yok." açıklaması ile Erdoğan'ın yüksek faize karşı olan çıkışlarını eleştirdi. Tam da bu noktadan sonra da Durmuş Yılmaz'ın adı siyaset ile anılmaya başlandı.

***

Malum odaklar ve malum medya hemen kolları sıvayarak ve Durmuş Yılmaz üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. CHP ve MHP için ayrı ayrı "Yılmaz aday oluyor!" haberleri pompalandı. Ardından da bizzat Durmuş Bey?in kendinden açıklama geldi. "Siyaset benim kaldırabileceğim bir yük değil. Gergin ve kavgalı ortamda siyaseti düşünmüyorum." Diyen Merkez Bankası eski başkanı Yılmaz CHP ve MHP'den davet geldiğini belirtip "Ancak yine de düşünmek için zaman var" sözleri ile açık kapı da bırakmayı ihmal etmedi. Alışılagelmiş nabız yoklama hareketleri...

***

Tarih 16 Aralık 2013... 

Ankara'da bir otelde verilen davette Durmuş Yılmaz Bey ile karşılaştım. Kendimi tanıttıktan sonra kısa bir sohbete başladık. Hemen Türkiye'nin 2023 vizyonunu sordum kendisine. O dönemde Başbakan olan Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendirmesini istedim. -Aynı tarihte Durmuş Yılmaz'ın da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Başdanışmanlığı görevini yürüttüğünü de hatırlatayım.

Gayet samimi ve mütevazı olan Durmuş Yılmaz Bey sorularımı yanıtsız bırakmadı. 2023 vizyonu için çizilen tablonun aslında yakalanamayacağını, hedeflerin gerçeklerden uzak olduğunu bir bir anlattı. Ekonomik mevzulara pek hakim olmadığımı anladı ki, 2023'ün neden "hayal" olduğunu cebinden çıkardığı kalemi ile masada duran peçetenin üzerinde yaptığı ?dört işlem? ile açıkladı. Yani bana ayaküstü "ders" verdi. TCMB eski Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanından "Hükümetin koyduğu ekonomik hedeflerin, yakalanma ihtimali yok!" dersi almak o dönemde benim için oldukça farklı bir tecrübe olmuştu. Bu dersin anısına Durmuş Yılmaz'ın "kara tahta" olarak kullandığı o peçeteyi istedim ancak tedbiri elden bırakmayıp bu isteğimi geri çevirerek katlayıp cebine koydu.

***

O sırada Erdoğan ve Yılmaz arasında yaşananları şimdi daha net görüyoruz. Erdoğan'ın geçtiğimiz haftalarda yaptığı "Kendisinin başarı grafiğini gayet iyi bilen birisiyim. Onların dönemi bizim faizle mücadelemizde çok farklı bir mücadeleyi sürdürdüğümüz dönem olmuştur. Kendi maharetleri değildir. Bizim özel gayretlerimizdir." açıklamasından sonra Merkez ile hükümet arasında siyaset birliğinin olmadığı bir kez daha tescillendi. Merkez Bankası'nın bağımsız bir kurum olması başına buyruk hareket edeceği anlamına gelmez. Hükümet ile birlikte yol haritası çıkarmak da bağımsızlığa zarar vermez. Nihayetinde bu ülkenin ve vatandaşların çıkarlarını korumak herkesin görevidir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye'nin İsrail ile İlişkilerini Normalleştirmesini Nasıl Buluyorsunuz?
Doğru
% 66.66
Yanlış
% 33.33
 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
@HaberDosya
© Copyright 2013 Haberdosya. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AK Parti Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi