Hava Durumu
Bugün -7° / 6°
haberdosya'yı takip edin

Çözümde Yeni Süreç


Bu makale 2015-03-17 08:52:41 eklenmiştir.
Berat Erkök

Türkiye tarihinin en önemli siyasi kararı ve atağı olan çözüm sürecinde yeni bir dönemece girildi. İmralı’dan gelen açıklama ile genel seçimlere kilitlenmiş olan dikkatler bir anda bu tarafa yüzlerini döndü. Çözüm sürecinin “emanet edildiği” Yalçın Akdoğan ve Efkan Ala, İstanbul’da HDP’li heyet ile medyanın karşısına geçip İmralı Adası’ndan gelen açıklamaları kamuoyu ile paylaştı. 

Nedir bu önemli açıklama;

Öcalan’ın, PKK’yı silah bırakmaya çağırması ve çözümün masa başında müzakereler çerçevesinde sağlanmasını istemesi. Evet bu gerçekten de tarihi bir açıklama. Yıllardır dökülen kanın durması için göz ardı edilemez bir karar. Ama ne var ki bu karara destek verenler kadar karşı çıkanların da olduğunu gördük. Çözümden rahatsız olan, kandan nemalanan ve bunun üzerinden propaganda çalışmaları yürüten güruh yine yüzünü gösterdi. Bu grubun içine hem “siviller” hem de siyasiler dahil. Ne de olsa kanı para ve siyasi güç olarak görenler var.

Diğer taraftan “vatan elden gidiyor” çığırtkanlarının her geçen gün daha yüksek sesle bağırmalarına  karşın vatandaşlarının  çözüm sürecine desteği kararlı bir şekilde devam ediyor. Anket ve araştırma sonuçları da bunu doğruluyor zaten. Kimi Beyaz Türkler’in ve Beyaz Kürtler’in vatandaşlar ile ayrı fikirde olmaları doğal tabi. Yüreği yanan, elini taşın altına koyan, acıyı yaşayan hep vatandaş oldu. Oğlu askere gönderen ya da dağa gitmesine engel olamayan ana babalardan çözüme tam destek geldi. Bu da süreci yürütenlerin en büyük güç kaynağı ve dayanak noktası oldu. Gücünü halktan olan hiçbir iş yarıda kalmamıştır ve inşallah bu çözüm süreci de mutlu sonla nihayete erecektir.

İmralı’dan gelen açıklamayı takiben siyasilerden de önemli mesajlar geldi. Demirtaş ve Bahçeli çözüme inanmadıklarını meclisteki grup kürsülerinden dile getirdiler. Ama Türkiye’nin girdiği bu önemli virajdan başarı ile çıkması için çalışmak herkes için vatani görevdir.

Dolmabahçe’deki mutabakattan sonra işin Kandil ayağında sıkıntıların çıktığını izledik. Bu noktada örgütün kendi içinde de ihtilaflar yaşadığını bir kez da görmüş olduk. Çözüme giden yolda bu bir senaryo, mu yoksa çift başlılık mı; zaman gösterecek. 

Hakan Fidan ve Çözüm

Milletvekilliği aday adaylığı için  başarı ile yürüttüğü MİT Müsteşarlığı görevinden istida eden Fidan, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bir çok kişi “üzülmüştü.”  Herkes içinden “istifa etmemeliydi” diye geçirirken Erdoğan dışında bunu pek dillendiren çıkmamıştı. Hatta Erdoğan’ın “Onu böyle bir göreve getiren benim. Müsaade edilmiyorsa orada kalması ve ayrılmaması gerekirdi. Tabii ki kırgınım” açıklamasından sonra da Fidan’ın adaylığı hakkında Erdoğan’ınkine benzer söylemlere ve yorumlara pek rastlayamadık. Hatta “Erdoğan ve Fidan arasında farklı bir ilişki var. Onların arasında bu tür anlaşmazlıklar olmaz. Görünenin altında görünmeyen vardır.” şeklinde düşünenler de çıktı. En nihayetinde, en güzel karar verildi ve ülkenin istihbaratı hatta daha fazlası Hakan Fidan’a tekrar emanet edildi. Tüm bu yaşananlara, istifaya ve geri dönüşe gerek var mıydı! -Bence yoktu… Ama sonuç olarak değerlendirdiğimizde Fidan’ın MİT Müsteşarı koltuğunda kalması ülkemiz için hayırlı olmuştur. 

Çözüm sürecinde de büyük yük sırtlayan Hakan Fidan’ın bu aşamada gitmesi sürecin de yavaşlamasına neden olurdu. Erdoğan da bunu bildiği için Fidan’ın gitmesini istemedi. Hakan Fidan da vefa örneği göstererek Erdoğan’ın istediğine karşı gelmedi ve çıktığı milletvekilliği yolundan vazgeçti.  Aday adaylığı sürecinde Ankara 1. Bölge’den temayül yoklamasına da girmiş olan Hakan Fidan’ın  AK Parti teşkilatlarında ve vatandaşın nezdindeki yerini bir kez daha görmüş olduk. Kelepçelenerek göz altında alınmak istenen, “vatan haini” ilan edilmek istenen adama milletin gösterdiği büyük iltifat doğru işler yaptığını gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sır küpüm” dediği Hakan Fidan bu milletin de sır küpüdür.

 

Hükümetler ve siyasiler tabiatı ile sürekli olarak bir değişim içindedir. Çözüm sürecinde sekteler olmaması için bu değişimlerin asgari düzeyde tutulması ve süreci yürüten şahısların  görevlerinde devamlılığı sağlanmalıdır. Oslo görüşmelerini bizzat yapan Hakan Fidan’ın bu süreç için önemi inkar ve gözardı edilemez. O hayatını milletine vakfetmiş bir adamdır. Allah bu yola baş koymuş herkesi muvaffak eylesin.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye'nin İsrail ile İlişkilerini Normalleştirmesini Nasıl Buluyorsunuz?
Doğru
% 66.66
Yanlış
% 33.33
 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
@HaberDosya
© Copyright 2013 Haberdosya. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AK Parti Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi