Hava Durumu
Bugün -7° / 6°
haberdosya'yı takip edin

Sesi Gür Türkiye


Bu makale 2015-05-18 14:58:35 eklenmiştir.
Berat Erkök



Gerek “Arap baharı” diye tabir edilen olaylar, gerekse ardından yaşanan kaos ortamı halen uluslararası gündemdeki yerini koruyor. Halklar “özürlük” ve “demokrasi” isteyerek başlatılan ayaklanmalarda kendi vatanına karşı piyon olarak kullanılıyor. Ne var ki tarih sahnesinin hiçbir kesitinde darbe ve kaosla gelen bir düze görülmemiştir. Aksine ölüm ve kanın sebebi olmuştur darbeler…


Mısır’da İhvan hareketine karşı yapılan darbe ve sonrasındaki süreç de farklı değil. Bazı odaklar tarafından ortalık karıştırılmış. Sosyal medyanın gücü sayesinde hareketin etkisi suni bir şekilde arttırılmıştı. Oyun kurulduktan sonra Mısırlılar da bu karanlık kumpasın içine çekilmiş ve olanlar tüm dünyaya “Halkın demokrasi ayaklanması” olarak aktarılmıştı. Aslında senaryo gezi parkı olaylarından da tanıdık bize. Tek fark burada istikrara ve otoritenin gücü ile başarılı olamadılar. Başarılı olsalar ne mi olurdu. Bkz Şekil 1-A: MISIR…


Müslüman Kardeşler Hareketi’nin lideri, ülkenin cumhurbaşkanı yüzde 52 ile seçim kazanmış bir dava adamı olan Muhammed Mursi’yi silah zoru ile devirdiler. Ülkeyi iç savaşa ve kaosa sürüklediler. Binlerce masum insanın ölümüne sebep oldular ve şimdi de Mursi ve 108 kişinin idamına hükmettiler.


Bu karara dünyadan tepkiler geldi ancak en yüksek ses yine Türkiye’den çıktı. Hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan hem de Başbakan Ahmet Davutoğlu’dan sert tepkiler geldi. Mısır’da darbenin yapıldığı günlerde de en ciddi tepkiler yine Türkiye’den gelmişti. Tüm dünyanın gözü önünde yapılan bu kıyıma sessiz kalmak şeytanla halvet olmaktır. Türkiye ve liderleri olanlara göz yummadan ümmet bilinci ile yapılması gerekeni yaptılar.


Eski Türkiye olsa bunlar olmazdı. Türkiye sesini bu kadar yüksek çıkartamazdı. Kendi iç sorunları ile uğraşan, memurlarının maaşını ödeyemeyen, istikrar kelimesinin anlamının dahi unutulmuş olduğu günlerde Türkiye’nin sesi kendi duyabileceği kadar bile çıkmıyordu. Uluslararası arenada söz söyleyebilecek güce sahip olmak, inandıklarını kaygısızca ortaya koyabilmek ve bunun için mücadele etmek büyük ülkelere hastır. IMF kapısında borç bekleyen Türkiye’den, bölgesinde ve tüm dünyada olanlara kayıtsız kalmayan, özür dileten Türkiye’ye… Darbecilerden, Siyonistlerin hakimiyetindeki siyasetçilerden, halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olan Türkiye’ye… Elbette ki bunlar tesadüf değil. Başta milletimiz olmak üzere, liderlerin elini taşın altına koyması ile elde edilen kazanımlardır bunlar. İstikrarın sürmesi ve büyümenin devam etmesi için yine milletimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Elimizin, bayrağımızın, Mısır’dan Nepal’e, Arakan’dan Endonesya’ya, Suriye’den Irak’a kadar uzanması, çocuklarımızın refah içinde yaşaması bizim elimizde. Son zamanlarda Mısır’da yaşanan tabloya bakalım, bir de yüzümüzü çevirip 15-20 sene önceki Türkiye’ye bakalım. Mukayese ettiğimizde her şeyi daha net anlıyoruz. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye'nin İsrail ile İlişkilerini Normalleştirmesini Nasıl Buluyorsunuz?
Doğru
% 66.66
Yanlış
% 33.33
 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
@HaberDosya
© Copyright 2013 Haberdosya. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AK Parti Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi